Felsefi Danışmanlığın Sınırları: Düşüncenin Alanı ile Tedavinin Alanı Arasındaki Ayrım

İnsan, yalnızca yaşayan bir varlık değildir.
Aynı zamanda yaşadığını anlamlandıran, sorgulayan ve yorumlayan bir varlıktır.
Bu nedenle insanın yaşadığı pek çok problem,
yalnızca dış koşullardan değil,
onları nasıl düşündüğünden ve anlamlandırdığından doğar.
İşte felsefi danışmanlık, tam da bu noktada ortaya çıkar:
İnsanın yaşamını, düşünce, değer ve anlam dünyası üzerinden ele alan bir çalışma alanı olarak.
Felsefi danışmanlığın ne olduğu ve insan hayatındaki yeri hakkında daha kapsamlı bir çerçeve için,
Felsefi Danışmanlık Nedir? İnsan Hayatında Düşünsel Rehberliğin Rolü başlıklı yazımıza da göz atabilirsiniz.
Ancak burada baştan yapılması gereken önemli bir ayrım vardır:
Her problem, düşünce alanına ait değildir.
Ve her problem, felsefi bir yaklaşımla çözülemez.
Felsefi Danışmanlık Ne ile İlgilenir?
Felsefi danışmanlık, insanın yaşamına yön veren
kavramsal ve değer temelli yapılarla ilgilenir.
Bu bağlamda kişi;
Neye inandığını,
Hangi değerleri benimsediğini
Nasıl kararlar verdiğini
Hayatına hangi anlamı yüklediğini
sorgulamaya başlar.
Bu süreçte ele alınan problemler genellikle:
Ahlaki ikilemler
Değer çatışmaları
Yaşam yönelimi
Anlam arayışı
Karar verme güçlükleri
İlişkisel sorgulamalar
Kariyer ve yaşam geçişleri
Kayıp, yas ve varoluşsal kırılmalar
Özgürlük ve sorumluluk problemleri
gibi, insanın yaşamına dair temel meselelerdir.
Bu tür problemler,
bir hastalık belirtisi değil,
çoğu zaman bir düşünce yapısı meselesidir.
Sınır Nerede Başlar?
Felsefi danışmanlığın gücü,
onun sınırlarını bilmesinde yatar.
Çünkü bu alan, insanın düşüncesiyle çalışır.
Ama insan yalnızca düşünceden ibaret değildir.
İnsanın aynı zamanda:
Biyolojik, Psikolojik, Nörolojik boyutları vardır.
Ve bu boyutlara ait problemler,
felsefi danışmanlığın doğrudan müdahale alanı değildir.
Bu nedenle:
Felsefi danışmanlık, klinik bir tedavi yöntemi değildir.
Klinik tanı koymaz, hastalık takip etmez, tedavi uygulamaz.
Her birey bu sürece aynı şekilde hazır değildir.
Bu konuda daha detaylı bir değerlendirme için
Felsefi Danışmanlık Kimlere Uygundur? Kendini Arayan İnsan İçin Derin Bir Rehber yazısı incelenebilir.
Hangi Durumlarda Sınır Aşılmış Olur?
Bazı durumlar vardır ki,
artık mesele düşünce değil,
doğrudan ruh sağlığı alanına girer.
Örneğin kişi:
Yaşamını sonlandırmayı düşünüyorsa,
Kendine veya başkalarına zarar verme riski taşıyorsa,
Gerçeklik algısında bozulmalar yaşıyorsa,
Ağır depresif ya da manik belirtiler gösteriyorsa,
Yoğun kaygı, panik atak veya travma sonrası belirtiler yaşıyorsa,
Bağımlılık süreçleri içerisindeyse,
Yeme davranışları üzerinde ciddi kontrol kaybı yaşıyorsa,
Dissosiyatif durumlar içerisindeyse,
Davranış kontrolünde ciddi zorlanmalar yaşıyorsa,
Nörobilişsel gerileme belirtileri gösteriyorsa,
bu noktada problem artık felsefi bir tartışma konusu olmaktan çıkar.
Bu tür durumlar:
Değerlendirilmesi gereken,
İzlenmesi gereken,
Tedavi edilmesi gereken,
durumlardır.
Ve bu nedenle:
Felsefi Danışmanlık süreci bu noktada durmalı,
yerini uzman müdahalesine bırakmalıdır!
Yönlendirme Neden Gereklidir?
Felsefi danışmanlığın amacı, tedavi etmek değil, düşünceyi açmak ve yapılandırmaktır
Bu nedenle uygulayıcının görevi:
Klinik değerlendirme yapmak değildir
Asıl görev:
Sınırlarını bilmek,
Gerektiğinde geri çekilmek,
Doğru yönlendirmeyi yapmaktır.
Çünkü çoğu zaman insanın yaşadığı problem, doğrudan yaşamdan değil,
onun dünya görüşünden kaynaklanır.
Bu konuyu daha derinlemesine ele aldığımız
Dünya Görüşü Hayatımızı Nasıl Şekillendirir? başlıklı yazı da bu noktada yol gösterici olacaktır.
EMYY Yaklaşımında Sınır Bilinci
EMYY yaklaşımı,
felsefi danışmanlığı izole bir alan olarak değil,
insanı bütüncül olarak ele alan bir yapı içinde değerlendirir.
Bu nedenle:
Ruh sağlığı alanlarıyla çatışmaz, aksine onlarla birlikte çalışır ve gerektiğinde süreci devreder
Felsefi danışmanlık, düşünceyi açar, anlamı derinleştirir yaşamın yönünü görünür kılar
ama tedavi alanına müdahale etmez.
Bu uyum hali, felsefi olarak "sağlıklı" bir yaşamın temelidir.
Detaylı açıklama için
Felsefi Sağlık Nedir? yazımıza bakabilirsiniz.
İçsel Tutarsızlık ve Farkındalık
Çoğu zaman birey yaşadığı bu ayrımı bir "içsel uyumsuzluk" olarak hisseder.
Ne yaptığını bilir ama neden yaptığını bilmez.
Bir yolda ilerler ama o yolu kendisinin seçip seçmediğinden emin değildir.
Bu durum çoğu zaman bir "içsel tutarsızlık" olarak ortaya çıkar.
Bu süreci ele aldığımız
Hayatınızda Bir Tutarsızlık mı Hissediyorsunuz? başlıklı yazı bu noktada yardımcı olabilir.
Sonuç: Sınır, Gücün Zayıflığı Değil, Temelidir
Bir alanın değeri, her şeyi kapsamasında değil, kendi alanını doğru tanımlamasındadır.
Felsefi danışmanlık da tam olarak bunu yapar.
İnsanın:
Düşünce dünyasını
Değer yapısını
Yaşamla kurduğu anlam ilişkisini
çalışır.
Ama aynı zamanda şunu da bilir:
İnsan yalnızca düşünen bir varlık değildir.
Ve bu bilinç,
felsefi danışmanlığı daha güçlü,
daha güvenilir
ve daha etik bir alan haline getirir.
Felsefi danışmanlık ile daha derin ve yapılandırılmış bir çalışma alanı olan
Felsefi Psikoterapi Nedir? başlıklı yazımızda bu yaklaşımın kapsamını daha geniş bir çerçevede inceleyebilirsiniz.
Bu konuyu daha derinlemesine incelemek için aşağıdaki yazılara da göz atabilirsiniz:
Felsefi Danışmanlık Nedir? İnsan Hayatında Düşünsel Rehberliğin Rolü
Felsefi Danışmanlık Kimlere Uygundur? Kendini Arayan İnsan İçin Derin Bir Rehber
Felsefi Sağlık Nedir?
Dünya Görüşü Hayatımızı Nasıl Şekillendirir?
Hayatınızda Bir Tutarsızlık mı Hissediyorsunuz?
Felsefi Psikoterapi Nedir?
Bu yazı EMYY Felsefi Danışmanlık Merkezi tarafından hazırlanmıştır.
EMYY Felsefi Danışmanlık Merkezi, bireylerin düşünce, değer ve eylem uyumunu yeniden kurmalarına yardımcı olan yapılandırılmış bir felsefi danışmanlık süreci sunmaktadır.
EMYY Felsefi Notlar bölümünde felsefi düşünme, etik karar verme ve çocuklarla felsefe üzerine yeni yazılar yayımlanmaya devam edecektir.
Dr. Erden Miray Yazgan Yalkın
Filozof • Yazar • Felsefi Danışman
EMYY Felsefi Danışmanlık Kurucusu
